Adalet Nedir?

Karakter inceliğini, yaşamda gerekli olan erdemleri ve değerleri kazandıktan sonra, adalet duygusunu uyandırarak kişilik tamamlanabilir. Kişilik sanatı bir heykeli ince bir sanat örneği haline getirir, fakat adalet duygusu uyandığı zaman bu heykel canlanır. Çünkü adalet duygusunda ruhun açılmasının gizi yatar.

Herkes adalet sözcüğünü bilir, fakat yüreğinde adalet duygusu uyanmış, doğası itibarıyla adil olan insan çok nadir bulunur. Genellikle herkes, böyle olmaktan çok uzak olsa da, adil olduğunu iddia eder. Adalet duygusunun gelişmesi bencil olmamakta yatar. İnsan hem adil hem bencil olamaz. Bencil insan adil olabilir, fakat kendisi için. Onun kendisine çok iyi uyan kendi yasası vardır ve bunu değiştirebilir ve yaşamdaki gereksinimlerine uyması için aklı ona bunu yapması yolunda yardım eder.

Her yürekte, her insanda, yaşamdaki tekamül aşaması ne olursa olsun, bir adalet kıvılcımı bulunur. Fakat adil olmayı seven insan, deyim yerindeyse, bu kıvılcıma üfler ve onu bir alev haline getirir, bu alevin ışığında yaşam onun için daha netleşir. Adalet hakkında çok konuşulur ve çok tartışılır, çok münakaşa edilir; ve sonunda iki insanın belli bir hususta tartıştığı ve bu konuda birbirlerinden ayrıldığı, yine de her ikisinin de adil olduklarını düşündükleri görülür. Hiçbiri karşısındakinin kendisi kadar adil olduğunu itiraf etmez.

Adil olmayı gerçekten öğrenenler için ilk ders İsa’nın sözüdür: “Yargılanmak istemiyorsan yargılama.” Eğer yargılanmayacaksa, adaletin nasıl öğrenileceği sorulabilir. Fakat kendini yargılayan insan adaleti öğrenebilir, başkalarını yargılamakla uğraşan değil. Bu sınırlı yaşamda, eğer insan sadece kendini incelerse, içinde o kadar çok hata, zayıflık ve başkalarıyla ilişkisinde kendi adına o kadar çok adaletsizlik bulur ki bu, gerçekten adaleti öğrenmek isteyen kişi için kendi yaşamının adaleti uygulamak için yeterli bir alan olduğunu kanıtlar.

Sonra insanın yaşamında, adalet ve doğruluğun kişiyi suçsuz olma noktasına vardıracak kadar yükseldiği bir safha, yaşamın doruğu olan bir safha, ruhun daha tam tekabül etme safhası gelir. Onun kimseye karşı söyleyecek bir şeyi yoktur ve söylenecek bir şey varsa bu sadece kendisine karşıdır. Ve bu noktadan itibaren insan bu tezahürün ardında gizli olan ilahi adaleti görmeye başlar. Bu kişinin hayatına, adil ve adaletsiz görünen herşeyi mükemmel adalet ışığı altında görmesi için yukarıdan bahşedilen bir ödül, bir güven olarak Tanrı tarafından verilen bir ödül şeklinde gelir.

Kaynak: Hazret İnayet Han, 'Karakter Yaratmak'

İlgili Aramalar: adalet nedir, adalet duygusu nedir, Adalet duygusu nedit, adalet duygusuna örnek, felsefede adalet