Bizans Sanatı

0
880

Bizans İmparatorluğu ismini, İmparator Konstantin’in dördüncü yüzyılda sarayını Roma’dan Bizans’a taşımasıyla Konstantinopolis ismi verilen, Bizans şehrinden alır. Bugün şehir İstanbul olarak bilinir. Batıdaki Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra, doğu yarısı Konstantinopolis’te Bizans imparatoru tarafından idare edilmeye devam etti.

Jüstinyen’in hükümdarlığı (527-565), sanat tarihinde Bizans’ın İlk Altın Çağı olarak bilinir. Konstantinopolis’teki Aya Sofya ve İtalya’nın Ravenna’sındaki San Vitale Kilisesi gibi eserlerin yaratılmasına öncülük etti. Dokuzuncu yüzyılın sonlarından onbirinci yüzyılın başlarına dek süren İkinci Altın Çağ, Venedik’teki Saint Mark Katedrali’ni ortaya çıkardı. Ortodoks inancıyla beraber Bizans tarzı, nihayetinde Moskova’daki muhteşem Saint Basil Katedrali’ne esin verecek şekilde Rusya’ya ve Doğu Avrupa’ya yayıldı.

Çoğu Bizans sanatının konusu, dinidir. İncil’deki öyküler ve idealize edilmiş temsiller veya ikonalar veya kutsal figürler hakimdir. Amaç, Hazreti İsa’yı, Meryem Ana’yı veya birtakım azizlerin ruhani özünü yakalamaktan ziyade, gerçek tasvirlerini temsil edecek şekilde yapmaktır. Greko-Romen kültürde çıplak figürlerden ve tam ölçü heykellerden genelde kaçınılırdı.

Bizans mimarisi, tonozlar üzerinde duran kubbelerin kullanımıyla simgelenir. Kiliselerin iç duvarları çoğunlukla mermer panellerle, alçak kabartmalarda yontulmuş modellerle ve cam mozaiklerle zengin bir şekilde dekore edilir.

Klasik sanatın izleri, arada sırada yüzeye çıkar. Bizans sanatında heykelin az rastlanır olmasına rağmen, Euripides’in “Aulis’taki Iphigenia” isimli oyununa dayanan “Iphigenia’nın Kurbanı” panosuyla ünlü “Veroli Dolabı” gibi mitoloji sahnelerini betimleyen küçük fildişi oymalar vardır.

Bizans’ta dini suretlere öyle bir tutku ile tapınırlardı ki 726’da imparator ikonaları, putperestliğe neden olduğunu iddia ederek yasakladı. Yaklaşık bir asır kadar Hazreti İsa ve Meryem’in insan şeklinde tüm görüntüleri yasaklıydı. İkona-düşmanı (put-kırıcılar) olarak bilinen kişiler, bu tip görüntüleri nerede bulurlarsa hemen yok ederlerdi. Roma’daki Papa’nın desteğiyle karşı grup olan ikona-severler 843’te yasağı geri kaldırttılar.

Bizans ifadesi, ya entrikacı ya hilekâr (çoğu Bizans hükümdarının olduğu gibi) ya da aşırı derecede karmaşık ve girift (sanatları gibi) olan şeyleri kasteden, sıklıkla negatif çağrışımları taşır.

Bizans tarzı, 1453’te Konstantinopolis’in düşüşüyle sona erdi. Ancak etkileri, bugüne kadar geleneksel ikonaların üretildiği Ortodoks Kilisesi’nde kendisini göstermeye halen devam etmektedir.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here