Evrenden Ne Anlıyoruz?

Evren nedir? “Evren” sözcüğü kişilere göre farklı anlamlar ifade eder. Bilim adamlarının anladığı evren ile diğerlerinin anladığı çok farklı olabilir. Ancak biz farklı evrenlerden değil, fakat her şeyi içeren kişiden kişiye değişmeyen, evrensel bir tanımı olan evrenden bahsedeceğiz.

Astronomlar evreni üç şekilde tanımlarlar. Birincisi, görebildiğimiz her şeydir. Işık yayan ve uzaya yaydığı ışığı görebildiğimiz tüm yıldızlar ve uzak galaksilerdir. Gözlemlenebilir olan bu evren, astronomların laboratuvarıdır. Orada keşiflerini yapar, hipotez ve fikirlerinin doğruluğunu dener, veriler toplar ve buradan doğa ile ilgili yeni fikirler ve kuramlar geliştirir. Gözlenebilir evrenin sınırları sürekli genişlemektedir. Bunun nedeni, teknolojinin gelişmesi, yeni ve güçlü teleskopların yapılmasıdır. Şu anda gözlenebilir evrenin sınırları teknolojinin sınırlı olmasından kaynaklanmaktadır.

İkinci tanımı, görebildiklerimiz ve bunun dışında her şey. Burada tüm evren belirtilmektedir. Gözlenenlerden hareketle evren hakkında söylenebilecek her şeyi kapsamaktadır. Gözlemsel verilerden hareketle evrenin matematik olarak, metafizik olarak veya felsefi açıdan ele alınışı demektir. Bu tanıma uyan bir evrenin var olup olmadığını bilmiyoruz. Tamamen düşsel bir şey de olabilir.

Üçüncü tanıma gelince: Evren, tüm evrenin bildiğimiz fizik yasalarının uygulanabildiği kısmıdır. Bu tanımdaki evren birinci tanımdakine göre biraz daha geniştir. Fiziksel evren olarak adlandırılabilir. Doğrudan görebildiğimize ek olarak göremediğimiz kısımlar da dahildir. Göremediğimiz kısımlar nasıl olabilir? Doğrudan göremeyebiliriz. Ancak göremediğimiz halde etkilerini görebiliriz. Dolaylı ölçümleri yapılabilir. Örneğin, ışık yaymayan bir maddeyi doğrudan göremeyiz, fakat kütlesinden dolayı çekim etkisi olacağından, dolaylı görmek mümkün olabilir. Buna bir örnek, kara delik. Kara deliklerde çekim çok fazla olduğu için, ışık bile yayamazlar, ancak güçlü kütle çekiminden dolayı, etkilerini gözlemlemek olasıdır. Çevresindeki maddeyi büyük bir kuvvetle çeker. Kara delik üzerine düşen maddenin ısısı çok yüksek değerlere ulaşır. Kara delik içinde tamamen yutulmadan X-ışını yayılır ve biz onu görebiliriz.

Bu tanım bildiğimiz fizikle açıklayamadığımız olayları dışlar. Örneğin kara deliklerin içini göremiyoruz. İçerdeki yapıyla ilgili hiç bilgi edinemiyoruz. Orada bildiğimiz fiziğin geçerli olup olmadığını da bilemeyiz. “Açıklayamadığımız olayları dışlar”dan kastımız budur.

Kozmos veya evren tasarımı sadece bir fikirdir. Evrenin dışına çıkıp evreni izleyemeyiz. Evren bir uzay içinde değildir. Her şeyi içerir. Matematikçiye göre tüm kümelerin kümesi, fizikçiye göre her türlü maddi varlık ve olay yaratan kuvvet alanı, astronoma göre ise her şeyin kendini gösterdiği bir sistemdir. Kısaca evren her türlü varlığı içeren bir uzaydır.

Kozmoloji fiziksel evreni inceler. Bilim adamları evrenin doğasının nasıl olduğunu anlamaya çalışırlar. Nasıl oluşmuştur, tüm kozmos büyük patlamayla beraber mi yaratılmıştır, evren genişliyor ise neyin içine genişlemektedir, evrenin sınırı var mıdır, var ise ilerisinde ne vardır, evrenin geleceği nasıl olacaktır gibi soruların yanıtlarını bulmaya çalışırlar. Bilim adamları, son yıllarda yapılan heyecan verici keşiflerle söz edilen soruların yanıtlarına yaklaştıklarını düşünmektedirler. Ancak hala, yapılması gereken pek çok şeyin olduğunun farkındadırlar.

Evrenin insan dışında var olduğu ve sistemin dışından incelenip çalışılabileceği fikri, evrenle ilgili bilgileri nasıl edindiğimiz üzerinde çok derin etkiler yapmıştır. Doğanın insan dışında var olduğu anlayışından sonradır ki, modern bilimde çok hızlı ilerleme kaydedilmiştir. Hepimiz ve her şey, bir zamanlar yıldızların içinde olan ve belli bir süreçten geçen kozmik maddenin bir parçasıyız. İnsanoğlu, sadece son kırk yıldır bu gerçeğin farkındadır. Evrenin başka yerlerinde madde ne ise, biz de aynı maddeden oluşmuşuz. Modern astrofizik ve kozmoloji böyle bir anlayış değişikliğinden sonra hızlı bir gelişme göstermiştir. Bu anlayışla gelişmelere öncülük eden bilim adamları; Kopernik, Galile, Kepler ve son olarak Newton’dur.

Kaynak: Prof.Dr.Halil Kırbıyık,'Babillilerden Günümüze Kozmoloji'

İlgili Aramalar: kozmos nedir

Bir yorum yazın