Herkesin Meditasyon Deneyimi Vardır

Öncelikle sizlere meditasyonun yabancı hatta egzotik bir şey olmadığını, her ne kadar bugünlerde böyle bir ambalaj içinde sunulsa da aslında hepimizin bildiği ve farkında olmadan yaşadığı bir olgu olduğunu belirtmek isterim. Şöyle bir geriye bakıp düşünürsek, meditasyon yaptığımız anların farkına varabiliriz. Meditasyonu dışarıda aramamıza gerek yoktur, çünkü o zaten içimizdedir ve harekete geçirilmeyi bekler.

Her çocuk meditasyon yapabilir. Masal dinleyen bir çocuğu gözlemlediğimizde tuhaf bir şey dikkatimizi çeker: Çocuk, her seferinde yeni bir masal yerine hep aynı masalı dinlemek ister ve içinde belirli yerler geçerken çok sevinir. Fakat bir de ona, aynı masalı daha öncekinden farklı kelimeler kullanarak anlatın bakalım!.. Bu durumda çocuk belki de Kırmızı Başlıklı Kız masalını anlatmayı bitirdiğinizde, içini çekerek "zavallı kurt" diyecektir. Peki, neler olmaktadır? Çocuk masalla meditasyon yapmaktadır.

Veya onunla birlikte resimli bir kitaba bakın. Daha sonra çocuğu gözlemlerseniz, onun resimli kitabı alıp her resimde sizin yorumunuzu tekrarladığını görebilirsiniz. Her resme önce bakar ve sonra onunla ilgili olabilecek herhangi bir kelime söyler.

Veya pencereden bakan çocukları düşünün. Normalde her zaman son derece hareketli olan çocuk, pencere kenarında durup bazen 15 dakikadan fazla, kıpırdamadan dışarıya bakabilir. Aslında dışarıda ilginç bir şey yoktur. Bir sonbahar günü ve düşen yapraklar. Belki de geçen birkaç yaya veya otomobil. Çocuk öylece durur ve bakar.

Veya çocuğun daha önceden tanımadığı birisi misafir gelebilir ve ondan misafirin elini sıkması beklenir. Fakat çocuk bunu yapmaz. Güvenli bir mesafede durur ve yabancıyı incelemeye başlar: Acaba bu kimdir? Ona güvenebilir miyim? Çocuk derin düşüncelere dalmıştır, meditasyona geçmiştir. Çocuk kendi içinde bir şeyler yaşadıktan sonra ya güven duymaya başlar ya da bütün ricalara ve zorlamalara rağmen yabancı misafirin elini sıkmak istemez.

Bütün bu saydığımız olayları meditasyon olarak adlandırabiliriz ve bunlar sadece çocukluk dönemleriyle sınırlı değildir. Sürekli olarak meditasyonla karşılaşabiliriz. O, aranmadan, alıştırma yapmadan kendi kendine gelebilir. Bir tatilde bile başımızdan geçebilir. İlk tatil günlerim her zaman en canlı şekilde aklımdadır. Daha sonra ne yazık ki, kafamızı mutlaka bir şeylere takarız. Ama tatilin ilk gününde kendimizi henüz çok özgür hissetmekteyizdir: Bir bank üzerine oturup derin nefes alırız, çevremizdeki güzelliği fark eder ve bir kez olsun sorumluluklardan uzak olmanın zevkine varırız: İşte bu meditasyondur.

Özellikle tatil meditasyon yapmak için çok ideal bir ortamdır, çünkü algılamaya daha açığızdır. Deniz kenarında yaşadığımız günbatımını düşünün veya uzun süren bir tırmanıştan sonra zirveye nasıl ulaştığımızı ve çevredeki muhteşem manzaranın zevkine nasıl vardığımızı hatırlayalım. Belki de "Oh, içim tamamen doldu" demişizdir. Bu anı uzun müddet hafızamızda saklayarak bugün bile hatırlayabiliriz: İşte bu meditasyondur.

Tatil dışında da bu anları yaşarız. Örneğin aşık olduğumuzda da aynı şeyler olur. Özellikle bu dönemlerde hayatı çok yoğun yaşarız. Çevremizdeki her şeyin değer sıralaması değişir. Her şey, sürekli zihnimizde taşıdığımız sevdiğimiz insanın çevresinde döner. Onu düşünürüz, bir sonraki karşılaşmamızda neler yapacağımızı, ayrılırken aldığımız öpücüğü, ona dokunduğumuz anları uzun süre yeniden yaşarız: İşte bu meditasyondur.

Meditasyon aslında bizim için bir yenilik değildir, tam tersine eski bir tanıdıktır. Biz sadece yaptığımızın meditasyon olduğunu bilmiyorduk belki de. Böylece her insanın meditasyon yaptığını ve yapabileceğini görmüş olduk. Ancak çağdaş yaşam bizlere kendiliğinden oluşan meditasyon için zaman ve ortam yaratmadığından zamanla bu yeteneğimiz körelmeye başlar. Hatta giderek kendimizi bulmamız daha da zorlaşabilir. Hasta yatağında zorunlu olarak kendimize verdiğimiz küçük tatil, bize çok yararlı olabilir. Birden, içimizde bir kuyunun olduğunun ve buradan kendi derinliklerimize inebileceğimizin farkına varabiliriz. Şimdiye kadar farkına varmadığımız veya körelttiğimiz iç yaşamımızın tekrar canlandığını ve yeşerdiğini görüp çok mutlu olabiliriz: Yaşam artık yeniden başlamıştır.

Kaynak: Johannes F. Boeckel, 'Pratik Meditasyon Tekniği'

İlgili Aramalar: meditasyon yapabileceğimi nasil anlarim

Bir yorum yazın