Kışa Hazır Mıyız?

0
16

Sıcak ve aydınlık yaz mevsiminden sonra günler, kış gündönümüne (21-22 Aralık) kadar kısalmaya  devam eder. Buna paralel olarak havalar soğumaya başlar; bitkiler, hayvanlar ve doğa bir bütün olarak kendini kış mevsimine hazırlar. Bu hazırlığa insan bedeni de kendiliğinden bir nevi uyum  sağlar ve ısının düştüğünü algılamasıyla birlikte yağ depolamaya başlar. Ne yazık ki biz insanlar özellikle şehir ortamında ruhumuza ve bedenimize doğayla bütün içinde yaşayabilmesi için gerekli olanakları sunamıyoruz ve bedenimiz yeterince işaret alamaması nedeniyle kendini kışa hazırlayamıyor. Bu yüzden de kışın daha ilk günlerinde soğuk algınlığı yaşayabiliyoruz.

Bu dönemdeki çoğu hastalık kuşkusuz havaların soğuması ile ilgili ama tek faktör bu olsaydı herkesin hasta olması gerekirdi. Peki neden bazı insanlar  çabuk üşütüp, grip olurken soğuk bazılarına hiç dokunmuyor bile?

Bilindiği gibi zihinsel özellikle de ruhsal açıdan zayıf bir dönem yaşıyorsak, bedenimiz de zayıf düşer ve çok kolay hastalanır. Bu da ruh ve zihin bütünlüğümüzü ve aralarındaki karşılıklı etkileşimi gösterir. Fakat her ne sebepten olursa olsun eğer bağışıklık sistemimiz zayıfsa, hem olumsuz dış faktörlerin hem de ruhsal çöküntülerin üstesinden gelmek zorlaşır.

Oysa zihin ve ruh sağlığımızın yerinde olduğunu varsayıp, bağışıklık sistemimizi güçlendirerek kışa hazırlık yapabiliriz. İlk adım olarak beslenme ile başlayabiliriz.

Beslenme ile kışa hazırlık

–       Gıdaların yüzde 75-80 taze sebze ve meyvelerden oluşmalı

–       Bu sebze ve meyveler mümkünse, yerel  ve natürel  (organik) olmalı.

–       Dengeli beslenmeli (yüzde 80 bazik, yüzde 20 asidik)

–       Sebzeler günlük pişirilmeli, meyve suları ise taze sıkılarak tüketilmeli

–       Sebzeleri kızartma yerine buharda pişirme ve salata olarak taze tüketilmeli

Öğünlerin ağırlığı:

Kahvaltı en ağır öğün olmalı, ör. çiğ gıdalar, kökler, yumrular, kabuklu tahıllar, yağlı veya etli…

Öğle yemeği orta ağırlıkta alınmalı: Çiğ ve pişmiş gidalardan oluşabilir

Akşam yemeği: en hafifi olmalı: ör. buharda pişmiş sebzeler, sulu yemekler, sıcak çorba türleri  vb.  

Yemek yerken sadece yemekle ilgilenmeli (yemek sırasında TV seyretmekten, iş görüşmesinden veya aile tartışmalarından kaçınılmalı; rahatlatıcı bir müzik zevke göre tercih edilebilir)

Sebzeleri mevsiminde tüketmeli (kışın kök ve yumru ağırlıklı olmalı, kırmızı ve koyu yeşil sebzeler)

Rafine edilmiş her türlü gıdadan kaçınmalı (şeker, beyaz un, beyaz pirinç…)

Eğer gündelik yaşantıda bedensel faaliyet uygulanmıyor ise porsiyonları azaltmalı

Bağışıklık sistemimizi 6-8 haftalık bir kürle güçlendirebiliriz:

Güçlendirici şurup tarifi

Malzemeler: 20 diş  sarmısak, 3 limon (organik), 50 gr. taze zencefil ve 1 litre içme suyu.

Hazırlanışı: Sarmısak dişleri ve zencefil soyulur, limonlar yıkanır (soyulmaz!) ve bütün malzemeler olduğu gibi ince ince kıyılarak, bir litre soğuk suyun bulunduğu tencereye konularak kaynamaya bırakılır. Karışım kaynama noktasına ulaştıktan sonra 5 dakika hafif ateşte kaynatılır ve soğumaya bırakılır. Karışım soğuduktan sonra şurup kıvamına gelinceye kadar blendır ile çekilir, cam şişelere alınarak buzdolabında saklanır. Bitince yeniden yapılır.
Kullanılışı: Her sabah kahvaltı öncesinde bir çorba kaşığı içilir. Şurubu mümkünse tahta kaşık ile için. Bu şurubu 6-8 hafta boyunca kullanmakta yarar var.

Bağışıklık sistemimizi bazı düzenleyici etkinlikler de güçlendirir:

– Yeterli derecede uyku (ölçüsü kişiye göre değişir fakat dinlenmiş bir şekilde kalkmış olmak gerekli). Kış mevsiminde daha fazla uykuya ihtiyaç d uyduğumuzu unutmamalı.

– Günleri düzenli bir ritmle geçirme –aynı saatte kalkmak, aynı saatlerde yemek yemek, aynı saatte uyumak gibi.

– Olumlu düşünme, bilinçli ve derin nefas almaya çalışma  (zihinsel farkındalık çalışmaları)

– Huzurlu olmaya çalışma ve harekete önem verme

– Fazla stresten kaçınma, günlük hayata sakinlik dönemlerini entegre etme

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre fazla stres altında olan insanlar diğerlerine göre iki kat daha sık hastalanıyor. Stres durumlarında böbreküstü bezleri fazla kortisol üretiyor ve salgılıyor. Bu hormonun gereğinden fazla üretilmesi bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden oluyor.

Stressiz yaşam sürdürmek kuşkusuz kolay değil, çünkü bizim dışımızdaki stres üreten faktörlerin çoğunu engelleyemiyoruz. Yine de stresten nispeten daha az etkilenmenin yolları mevcut. Bu konuda rahatlama teknikleri bize yardımcı olur. Örneğin;

– Açık (bol oksijenli) havada yürüyüşler

– Spor yapmak

– Lenf dranaj masajları

– Şiatsu,  Reflexoloji

– Soğuk-sıcak duşlar

– Hamam / sauna – kaplıca

– Sakinleştirici müzik dinlemek

– Bir hobi ile meşgul olmak (bir nevi meditasyondur)

– Yoga veya kişiye olumlu etkide bulunan başka faaliyetler, (ör. meditasyon, dans, şarkı söyleme, resim yapmak gibi)

– Beden farkındalığı çalışmaları

– Bilinçli kas rahatlatma çalışmaları

Bütün bunların yanında en değerli ilacımız moralimizin sağlam olmasıdır. O nedenle sizleri mutlu eden etkinlikler size moral kaynağı olacaktır. Bu bağlamda havalar soğuyor diye karamsarlığa kapılmak yerine, soğuk havada ve karanlık kış günlerinde hangi etkinlikleri yapabileceğinizi planlayabilirsiniz. Örneğin el becerileri kursları, dil kursları, müzik, dans vs. etkinlikler için kış mevsimi güzel fırsatlar sunabilir.

Güzel ve sağlıklı bir kış geçirmemiz dileğiyle…

Şaduman Karaca

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here