Öğrenme ve Mutluluk

0
182

Çocuk, öncelikle çocuk olmak için yaratılmıştır. Bu, kendi kendini tanımlayan, gereksiz bir yargı gibi görünüyor. Ancak yaygın görüşe göre, çocuk eğitilmeli, terbiye edilmeli ve bir kalıba sokulmalıdır. Bu görüşe göre, çocuklar yetişkinlere gösterdiğimiz saygıyı hak eden içkin bir yaşam gücüne sahip değildir.

Çocuklarımızdan ne yaratacağımızı saplantı derecesinde dert edinir ve daha küçücük bir yaştayken onları adeta tornadan geçiririz. Altı yaşında okula gitmeleri bize yetmez, anaokuluna, okul öncesi eğitime, bebek eğitimine, doğum öncesi müzik dinletmeye, ultrason taramasına ve doğum öncesi genetik danışmanlığına kadar çabalarımıza çok daha önce başlarız. Bütün bunlar aracılığıyla mükemmel çocuğu yaratacağımızdan adımız gibi eminizdir; ancak tüm bu yönlendirmelerimizin ardından “mükemmel” dediğimiz şeyle karşılaştığımızda, acaba onu tanıyabilecek miyiz? Mükemmel çocuk, motive edilmiş, üretken bir insan minyatürü müdür? Sakın mükemmellik, çocuğun olduğu kişi olmasın?

Çocuğu doğuştan eksik, onarılması gereken bir şey olarak görenler için eğitim, çocuğu – istediğimiz kişiye dönüşmesi için – örsten geçirmektir. Daha kapsamlı bakan ebeveynler için çocuk tamdır ve özellikle ebeveynlerin değerleri başta olmak üzere, yerleşik değerlerin bilincine varmaya ihtiyaç duyan bir şeydir.

Biz yetişkinler “olmamız gereken kişi” değilizdir, bu her ne ise bir türlü olamayız. Bu tatminsizliği çocuğumuza aşılamak ve onları, çareyi maddi değerlerde arayan bir mutsuzluk kültüne katmak işten bile değil.

Eğer çocukları eksik doğmuş şeyler olarak görmüyorsak, o zaman bir gizemden başka ne olabilirler ki? Hayatlarının bilinmezlerini keşiflerinde onlara katılıp, bizim de bir bilinmez içinde yaşadığımızı açıkça ifade edecek güce sahip olabilir miyiz? Böyle davrandığımızda ne onları değiştirmeye çalışırız, ne de kendimizi; bunun yerine hayatın hepimiz için sahip olduğu şaşırtıcı keşifleri yaşanır kılarız.

Ancak çocuklar engellenmediklerinde, hatta yetişkinlerin hayat içinde öğrendiklerine şahit olurlarsa, her şeyi kolayca anlayabilirler.

Mutlu çocuk sorunu, mutlu yetişkin sorununu getiriyor. Mutluluk, birlikte paylaşılan keşiflerin ömür boyu süren bir oyun arkadaşlığında değilse, nerededir?

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here