Tasavvufa Göre Aşkın Faydaları

0
1584

Tasavvufta, Allah aşk ile bilinir ve O’na aşk ile yaklaşılır. İnsanların da birbirlerine sevgi ile yaklaşmalarının nedeni budur. Sevgi ortadan kalkıp soğukluk baş gösterdiğinde yaklaşma mümkün olmaz.

Sevgi sıcaklıktır. Tasavvufa göre, sıcaklık ise yaklaştırıcıdır. Sevgi ve onun verdiği sıcaklık ne kadar fazla olursa, Allah’a da o kadar fazla yaklaşılır. Bu sıcaklığın etkisiyle, insanın eskiden değer verdiği her şey yanıp kül olur ve gözünden düşer.

Sevgi her şeyin özüdür. Hiçbir şeyi sevmeyen insanın taştan farkı yoktur. Böyleleri herkes tarafından itilip kakılır ve taş gibi bir yerde durup kalmaya mahkum olur. Seven insansa sıcaktır. Herkes ona yaklaşır. Onun için sevgi hakkında “Sevgi her şeyin özüdür. Gerisi o özün kabuğu gibidir” denebilir. Böyle olduğu da “Gizli bir hazineydim, bilinmek istedim” ile anlatılmıştır.

Tasavvufta sevgi, ilahi sıfatların başında gelir. İnsanlarda hayvani sıfatlar da bulunduğu için, ayrılıklar diğer huylarda ortaya çıkmaktadır. Bu ayrılıklara ve farklılıklara rağmen, insanları birbirine bağlayan sevgidir. Sevgi, insanları birliğe götürür. Onun için en büyük sevgi, Allah sevgisidir.

Sevgi, karşılıklıdır. İnsan bir kişiyi severse, o sevdiği de, seveni sever. Bin kişiyi severse, o bin kişi de onu seveceği için, o kişi, o bin kişinin maşuku olur. İşte “Makam-ı Maşuk” denen yer burasıdır.

Sevgi ve muhabbet, insan üstüne bina edilmiştir. İnsanları birbirine bağlayan da sevgidir, onları düzelten, perişanlıklarını gideren de… Sevgi, insanın her şeyi güzel ve iyi görmesini sağlar. Bu görüşteki iyilik önce aile muhitine, sonra yakın çevreye, daha sonra da her tarafa yansır ve insanda her şeye karşı hoşgörü meydana getirir. Böylece kişinin, çevresine ve kainata daha ılımlı, daha sevecen nazarlarla bakmasını sağlar. Çevresine ve her şeye sevecenlikle bakan, her gördüğünü seven bir insanı da herkes sever. Öyle bir kişi herkesin sevgilisi olur ki, bu duruma tasavvuf dilinde “makam-ı mahmuda erme” denir.

Sevmek kolay, ama sevilmek zordur. Sevmenin kolay, sevilmenin zor oluşunun nedeni, sevilmenin insanın yaptıklarının karşılığında oluşmasıdır. Güzel konuşan, güzel iş yapan, başkalarının derdine derman olanları herkes sever.

Sevilmek için çok temiz olmak lazımdır. Bir insan, iç alemini kırk gün gizleyebilir. Kişinin içi ile dışı aynı değilse, bu durum mutlaka bir gün meydana çıkar ve dış görünüşün sahte olduğu, gerçeği aksettirmediği belli oluverir.

Sevgi, en güçlü tılsımdır. Sevmek, yine sevmek, yine sevmek… Onun için Allah kimseyi sevgiden ayırmasın. Sevgi olmayan hiçbir şeyden hayır gelmez. Bir evde bile sevgi varsa o ev cennet, aksi halde cehennem olur. Aynı durum, bilgi için de geçerlidir. Bir insan ne kadar bilgili olursa olsun, bu bilgisi sevgiden mahrumsa, insana fayda sağlamaz, sadece bir dedikodu, bir laf kalabalığı olarak kalır.

Muhabbet, gülleri açtırır. Muhabbet olmasa etrafta kara çalılar, dikenler varmış gibi olur. Muhabbet sıcaklıktır ve kainatı döndüren bir güçtür.

Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin, Aşık Ömer, Şahmeran vb gibi pek çok eski masalın birer de tasavvufi tarafı vardır.

İnsanların birbirinin aynası olduğunu biliyoruz. Eğer bir kimse herkese sevgi gösterirse, bu sadece taklit bir sevgi dahi olsa, herkesin hoşuna gider ve mutlaka karşılığında o kimse de diğerlerinden sevgi görür.

Her şey taklitle başlar, sonra yavaş yavaş gerçek olur. “Mecaz hakikatin köprüsüdür” denmesinin nedeni budur.

Sonuç olarak, insanları güzelleştirip sağlıklarını ve morallerini düzelten şey, onlardaki sevgi ve inançlardır.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here