Zamanın Ötesine Geçmek

0
233

İnsanın görevi ve yeteneği, düşünemeyen ve özgür olmayan bir varlık olarak başladığı yolculuğu, önce varlığıyla, sonra doğumuyla, daha sonra farkındalığıyla, krizler, bunalımlar ve gelişmeler atlatarak büyümesiyle ve en sonunda yüksek sezgisel faaliyete eriştiği bütünsellikle tamamlamaktır. Bu yolculukta atılacak her adım onu zamanın kölesi olmaktan otomatik kurtaracak, farkında olduğu zaman boyutunun ötesine taşıyacak, hayatını kendi seçimlerine göre yönlendirmesinde ona yardımcı olacaktır. Otuz yaşında ulaşabildiği en yüksek seviyeye ulaşıp kaçınılmaz olarak gelen ölümü kabullenen birey, seksen yaşına geldiği halde hala ölüm döşeğinde gerçeklerden kaçmayı uman bireye göre çok daha olgunlaşmış demektir.

Hayatın amacı her anı özgürce, dürüstçe ve sorumluluk yüklenerek yaşamaktır. Hepimiz kendi doğamızın bu amacı gerçekleştirdiği ölçüde yaşamdan tatmin oluruz. Ancak bu koşullar altında her deneyimimiz sevinç ve huzurla süslenir. Çağımızın belirsizliği bize en değerli kriterin etrafla kurduğumuz bağlarda sevgi, bütünlük, dürüstlük, cesaret olduğunu öğretmiyor mu? Eğer bu kriterlere uymuyorsak zaten geleceğimizi de inşa etmiyoruz demektir. Şayet bu kriterleri doldurabiliyorsak, işte o zaman geleceğe umutla ve güvenle bakabiliriz.

Özgürlük, sorumluluk, içsel bütünlük, sevgi, cesaret… Bu sayılanların hepsi kimsenin tamamen erişemediği ideal özelliklerdir ama bizler için psikolojik hedeflerdir. Sokrat, ideal topluma ve ideal yaşam tarzına dair görüşlerini açıklarken Glaucon ona itiraz eder: “Sokrat, ben senin tarif ettiğin türde bir şehrin dünya üzerinde var olamayacağını düşünüyorum.” Sokrat ise şöyle cevap verir: “Böyle bir şehir dünya üzerinde olsun veya olmasın, aklı olan insan bu hayat tarzını nerde yaşarsa yaşasın uygulamaya çalışır; böylece kendini ve evini düzene sokar, yoksa vay haline.”

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here