Kişilik Sanatı

0
228

Bir insan olmak bir şeydir, bir kişi olmak başka şeydir. İnsan bir kişilik oluşturarak, kişinin içinde dünyaya gelme amacının gizli olduğu bireyselliği yetkinleştirerek bir kişi olur.

Yaşamda pek çok zor şey vardır, fakat bütün bunların en zoru kişilik sanatını öğrenmek, bilmek ve uygulamaktır. İnsanlar doğanın Tanrı, sanatınsa insan tarafından yaratıldığını söylerler. Fakat gerçek anlamda söylersek, kişiliğin oluşmasında ilahi sanatını tamamlayan Tanrı’dır.

İnsanoğlu başka bir insanda ne arar? İnsan arkadaşından ne bekler? Onun zengin, yüksek bir pozisyonda, çok güçlü, mükemmel nitelikleri ya da geniş bir etkisi olmasını ister; fakat bütün bunların ötesinde ve üstünde arkadaşında insani vasıflar olmasını bekler, yani kişilik sanatı. Eğer kişinin arkadaşı kişilik sanatından yoksunsa bütün yukarıda sayılanların onun için pek az yararı ve kıymeti vardır.

Burada bir soru geliyor: Kişilik sanatını nasıl öğreniriz? Sanat sevgimizle, bütün yönleriyle güzellik sevgimizle öğreniriz. Sanatçı sanatını güzelliğe hayranlığıyla öğrenir. Kişi güzelliğe dair bir içgörü kazandığında, sanatların sanatı olan kişilik sanatını öğrenir. İnsanın bin niteliği veya mevkisi ya da pozisyonu olabilir, dünyadaki bütün mallara sahip olabilir, fakat kişilik sanatından yoksunsa gerçekten fakirdir.

Kişilik sanatı bir vasıf değildir. Bu insanın yaradılış amacıdır ve bu insanı yerine getirilmesinin tüm tatmini verdiği bu amaca yöneltir. Bu sanatla kişi yalnızca kendisini tatmin etmekle kalmaz, Tanrı’yı da hoşnut eder. Hangi tekamül seviyesinde olursa olsun, her yürek kişilik sanatının güzelliğiyle cezbolur.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz