Modern Yaşam ve Toksinler

0
532

Modern tıbbın mucizelerine rağmen, insan sağlığı dünya genelinde alarm veren bir ivme ile bozulmaya devam ediyor. Bu kötü gidişat, dünyanın zengin sanayi bölgelerinde olduğu kadar gelişmemiş yoksul ülkelerinde de yaygınlaşıyor. Örneğin, dünyada kanserden ölüm oranının en yüksek olduğu ülkelerden biri ABD’dir. AIDS adıyla bilinen Bağışıklık Sistemi Yetersizliği Sendromu gezegenin her köşesine yayılıyor ve genç yaşlı, yoksul zengin ayırt etmiyor. Bundan sadece yüz yıl önce kronik dejeneratif sağlık problemleri ve zayıf düşüren hastalıklar, ancak yaşlı ve güçsüz insanları etkilerken günümüzde de genç ve orta yaşlı yetişkin grupların arasında da sıklıkla görülüyor. Bütün dünyada hem kadınların hem de erkeklerin hayatlarının kanıksanmış bir parçası olan kronik ağrı ve bitkinlik, sindirim sorunları ve uykusuzluk, yüksek tansiyon ve kalp problemleri ve tüm diğer rahatsızlıklar insanların hayat kalitelerini düşürüyor ve tarifsiz mutsuzluklara sebep oluyor.

Peki buradaki problem nedir?

Problem, en basit ifadeyle, toksinlerdir; tıpkı sinekleri pisliğe çeken, nehirlerdeki balıkları öldüren ve çevreyi kirleten zehirler gibi… Fakat bu defa insan vücudundaki dokuları ve kanı kirleten zehirli atıklar söz konusudur. Modern Batı yaşam stili, özellikle de çokça övülen “Amerikan Stili Hayat” tıpkı insanlık denizinin üzerinde yayılan bir yağ tabakası gibi insan vücudunu göreceli olarak sağlıklı bir dengede tutan geleneksel yaşam biçimlerimizi boğdu. Hazır yemekler ve besin değeri taşımayan yiyecekler, bozulmayı önleyen koruyucular ve katkı maddeleri, kimyasal olarak kirlenmiş hava ve su, çılgınca yaşadığımız hayatlar ve gelişigüzel kullandığımız ilaçlar insan sağlığının çöküşüne ve insan vücudunun acımasızca kirlenmesine sebep oldu.

Günümüzde birçok insan arabasına vücuduna gösterdiğinden daha fazla özen gösteriyor. Arabanızın deposuna gelişigüzel olarak benzin, dizel, gazyağı, propan ve bir bardak şeker koyduğunuzu düşünün. Benzer şekilde, birçok kişi aynı öğünde et, ekmek, süt, yağ, şeker ve hazım açısından uyumsuz diğer yiyecekleri karıştırarak tüketiyor. Ve eğer motorun yağını hiç değiştirmeyip filtreleri ihmal etseydiniz ve karbüratörün kurumla dolmasına izin verseydiniz neler olacağını düşünün. Sonuçlar belli: Yakıt, kötü kokulu zehirli atıklar ve gazlar üreterek randımansız bir biçimde yanar; motor çok kısa sürede homurdanmaya, yağ sıçratmaya başlar; önemli hareketli parçalar tutukluk yapar ve arabanızı en yakın tamirciye çektirmek zorunda kalırsınız. Aslında düzenli bakım yaparak, yağı ve filtreleri zamanında değiştirerek, karbüratörü temizleyerek, doğru yakıtı kullanarak ve günlük bakımı aksatmayarak tüm bu problemleri ve pahalı tamiratları kolayca engelleyebilirsiniz.

Günümüzde kanser, diyabet (şeker), karaciğer sirozu gibi en çok rastlanan ölümcül hastalıklar, virüslerden veya mikroplardan değil, toksinlerin ve asidik atıkların vücutta uzun süreli birikmesinden ve bunların patojen mikroorganizmaların vücudu etkilemesi için gerekli doku kirliliğini yaratmasından kaynaklanır. Benzer şekilde, eklem romatizması, damar sertliği ve bağışıklık eksikliği gibi dejeneratif sağlık problemleri de insanların kendi vücutlarına kendileri tarafından sokulan nesnelerin yarattığı kan ve doku zehirlenmesinin sonucudur. Bu asidik toksinler, çeşitli dokularda iltihaplanmaya ve çürümeye sebep olurken aynı zamanda organlara ve salgı bezlerine zarar verir, eklemlerde ve arterlerde aşınmalara sebep olur, sinir sistemini zayıflatır ve vücudun bağışıklık sisteminin ve diğer hayati fonksiyonlarının çalışmasını engeller. Bizi zayıf düşüren bu doku kirlenmesi, neredeyse her zaman kendi kendimize sebep olduğumuz bir durumdur ve haplarla, iğnelerle, ameliyatla veya diğer çabuk iyileştiren tıbbi yöntemlerle düzeltilemez. Bu kirlenmeyi gidermenin tek yolu arınmadır (detoks) ve bunu sadece bu kirlenmeye ilk başta izin veren kişi gerçekleştirebilir, yani siz. Diğer bir deyişle, “bu pis işi birisinin yapması gerekiyor ve o kişi sizsiniz.”

Arınmayı çabuk ve etkin bir biçimde yapıp toksinlerin hayati organlara ve fonksiyonlara verdiği zararı tamir etmenin basit yolları olduğu için şanslıyız. Yine de, sisteminizi tam anlamıyla arındırmak ve arabanıza yaptığınız günlük ufak bakımlar ile düzenli ayarlamalara benzer şekilde düzenli olarak arınmaya zaman ayırmak ve bunun için gerekli disiplini uygulamak size kalmıştır. Nasıl ki ateş her zaman kül ve duman üretir, hayat da doğası gereği toksiktir ve dolayısıyla bir arınma programını bitirdiğiniz anda hayatın metabolizmaya ait süreçleri vücudunuzu tekrar kirletmeye (retoks) başlar. Bu yüzden uzun ve sağlıklı bir hayatın tadını çıkarmanın – bir yandan çalışırken bir yandan da başarılı olmanın, formda kalmanın ve “yiyip, içip mutlu olmanın” yolu, düzenli arınma disiplinini ve “rasyonel tekrar kirlenme” prensiplerini günlük hayatta uygulamaktır.

Uzakdoğu’da insanlar çok çalışmayı severler ve hayattan her açıdan zevk alırlar; sağlık ve uzun yaşam her zaman hayatın en değerli iki hazinesi olarak işlenmiştir ve bunlar, yapmaya değer her şeye ve zevke ulaşmak için temel taşlar sayılırlar. Geleneksel Asya toplumlarındaki insanlar ün, zenginlik, refah ve zevk peşindeki amansız arayışlarına ne kadar yoğunlaşmış olurlarsa olsunlar, her zaman vücutlarını ve zihinlerini dinlendirecek, enerjilerini şarj edecek ve sistemlerini tekrar dengeleyecek zamanı kendilerine ayırırlar ve beslenmeleri ile günlük diğer temel alışkanlıklarını, bozulmayı ve ölümü geciktirecek şekilde düzenlerler. Geleneksel Doğu kültürleri bu temel prensiplere sadık kalarak, yaşamın zevklerinden alınan hazzı yok etmek yerine çoğaltan, sağlıklı bir hayat becerisi geliştirmişlerdir. Örneğin, gündüzleri dünyadaki tüm diğer uluslardan çok çalışan ve geceleri de yoğun bir biçimde eğlenen ve modern sanayi kirliliğinin en yoğun örneklerinden birinde yaşayan Japonlar, kişisel yaşam alışkanlıkları konusunda geleneksel yöntemlerine sadık kalarak, gezegendeki en uzun ortalama ömre sahip olmanın keyfini de sürmektedirler. Japonların ve diğer Doğu Asya kültürlerinin öğrendiği sistem “hayatı besleme yöntemi” (yang-sheng dao) olarak bilinen ve toksik hasarı kontrol etmeye dayanan, eski Çin uzun yaşam sanatıdır. Bir başka deyişle, detoksun (arınma) Tao’sunu uygulamaktadırlar.

“Hayatı besleme yöntemi” günümüzde olduğu kadar, 3000 sene önce, kökeni Çin’de de hayat şartları ile ilgili kapsamlı bir kişisel sağlık sistemi olarak kullanılmıştır ve bugün uygulayanlara faydası her zamankinden daha fazladır.

“Esas prensip, çevremizdeki zehirlerin ölümcül etkileri ve kirliliğiyle gençleştirerek ölüme meydan okuyan kişisel hijyen ve kişisel arınma panzehirini kullanarak savaşmaktır… Düzenli kişisel temizlenme diyetlerinin amacı, kirlenme ve bozulmanın karşı konulmaz sürecinin birkaç adım önünde olmaktır. Yaşlanmak sadece zaman ile ilgili değildir; vücutlarımızın, belirli bir süreç içinde, izin verdiğimiz bozulma oranıdır.”

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz