Önce Kendini Sevmeyi Öğrenmek

0
7850

Kendinizle ilişkiniz, diğer tüm ilişkilerinize biçim veren ana şablondur. Kendinizi sevmeniz, bir başkasıyla başarılı ve gerçek bir birliktelik yaratmanın ön koşuludur.

Kendinizle ilişkiniz hayatınızın merkezindeki ilişkidir. Yaşam deneyiminizi meydana getiren öğelerin tümünün – aile, arkadaş, aşk ilişkileri, iş yaşamı – merkezinde siz varsınız.

Aşk kurallarıyla ilgili bir kitabın, başkalarıyla değil de kendinizle olan ilişkinizle başlamasının nedeni budur.

“Siz”inle “benlik”iniz arasında bir ayrım vardır. Benliğiniz, varlığınızın özüdür, kişiliğinize bağlı olmaksızın var olan esas şeydir. Sizin egonuz, görüşleriniz ve duygularınızdır. Gönlünüzü ve ruhunuzu barındıran içinizdeki küçük, kutsal yerdir. Düşüncelerinizi, sözlerinizi, hislerinizi ve davranışlarınızı gözetleyen ve esas benliğinizin başkalarına ne derece gösterildiğini belirleyen gözlemci, eğitici, editör ve eleştirmen “siz”siniz.

Sizinle benliğiniz arasındaki ilişkinin niteliği, diğer tüm ilişkileriniz ona dayalı olduğu için, her şeyden üstündür. Bu ilişki, yaşamınızdaki tüm birlikteliklerin biçimlenmesinde bir şablon işlevi görerek, başkalarıyla ve kendinizle ilişki kurma şeklinizin niteliğini, tonunu ve dokusunu ayarlar. Aşkın nasıl verilip alınacağına dair işleyen bir model oluşturur.

Kendinizle benliğiniz arasındaki bağlantının derinliğini ve niteliğini sonuç olarak başkalarıyla ilişkilerinizin başarısını belirler. İstediğiniz şey eğer içtenlikli bir aşk ilişkisi ise atmanız gereken ilk doğal adım da, kendinizi gerçekten değerli, sevilmeye layık bir varlık olarak sevmeyi, kabullenmeyi ve mutlu etmeyi öğrenmeyi öğrenmektir.

Kendinizi sevmek temelde, özünüzdeki değere inanmak demektir. Sağlıklı bir özsaygı duygusu geliştirmek ve evrensel zincirin değerli bir halkası olduğunuzu yürekten bilmektir. Kendiniz sevmek ayrıca, her yönünüzü etkin bir biçimde önemsemek anlamına gelir. Bu, üzerinize bir kazak geçirmekten, kendinizi bir tehlikeden korumaya, ya da sizi tatmin etmeyen bir işten ayrılmaya kadar, her eyleminizde kendiniz belli eder. Kendi isteklerinize ve ihtiyaçlarınıza kulak verip onları aynen eşinizin size davranmasını istediğiniz biçimde yerine getirmek demektir.

Herkes yüksek bir özsaygı ya da özdeğer hissine sahip olarak yetişmez. Aslında çoğumuz, bu hisleri geliştirmek için ömür boyu biraz çaba harcamak gereğini duyarız. Fiziksel, entelektüel, mali konularda ya da kişiler arası dinamikler, duygusal olgunluk ve manevi gelişim gibi bir ya da birkaç alanda, herkes kendiniz yetersiz hisseder. Ancak, kendinize saygı duymak, kendinizi geliştirmek, dinlemek ve mutlu etmek doğuştan gelen hakkınızdır ve öğrenebileceğiniz şeylerdir.

Kendinizi sevmek, nasıl sevileceğinizi de öğrenmenin en iyi yoludur. Sevgi, belirli bir anlayış, beceri ve yetenek gerektiren bir edimdir. Sevmeyi kendinizde deneyerek, ikinci düzeye -bir başkasını sevmeye –geçmeyi öğrenebilirsiniz.

Kendi ihtiyaçlarınızla ilgilenmekte başarılı olursanız, ancak o zaman aynı dikkati başkalarına göstermeyi öğrenebilirsiniz. Kendi düşüncelerinizin ve duygularınızın geçerliliğine saygı gösterdiğinizde, bu saygıyı başkalarına da gösterebilirsiniz. Ne kadar değerli olduğunuza içten içe inandığınızda, eşinize de gerçek sevgiyi verebilirsiniz.

Amacınız AŞK oyununu kazanmak için oynamaksa, atmanız gereken ilk adım kendinizi sevmeyi öğrenmektir. Zarı atmadan, hatta taşınızı tahtasına yerleştirmeden önce, yüreğinizin ve ruhunuzun derinlerine erişip kendi değerinizi keşfetmelisiniz.

Önce içinizdeki o küçük kızı ve oğlanı mutlu etmelisiniz. Ona sevdiği bir yemeği ya da içeceği ısmarlayın, onunla film izleyin, bol  köpüklü ve mis kokulu duş yaptırın. Hediyeler alın, şımartın onu. Gülümsemeyi hatırlatın, kendi varlığını unutturmayın.

Ne yaparsanız yapın ama yaşam içerisinde asla kendinizi unutmayın.

Çünkü siz ne kadar kendinize değer verir, iyi hissederseniz, çevrenize ve sevdiğiniz insanlara da o kadar iyi gelirsiniz…

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here