Alakır Özgür Aksın

0
125

[quote ]en son ağaç kesildiğinde
en son nehir çekildiğinde
en son balık öldüğünde
paranın yenmeyeceğini anlayacaksınız[/quote]

Elektrik, çağdaş yaşamın vazgeçilmez bir gerçeğidir. Dışarıdan bağımsız, öz kaynaklarımızdan üretilmesi ise ulusal bir hedef olmalıdır. Ama asıl önemli olan, atalarımızdan yadigar bu cennet toprakları, geri dönüşümsüz bir şekilde tahrip etmeden, gelecek kuşaklara tertemiz, yaşanılabilir halde emanet edebileceğimiz son teknoloji ürünü, çağdaş ve doğal enerji üretim politikalarına yönelmektir.

Antalya’da bu ‘güneş enerjisi‘dir.

Dünya çapında sayılı güneş enerjisi potansiyeline sahip Antalya’mızda doğa katili HES’lere yapılan milyonlarca TL’lik yatırımların yerine, hem maddi hem de manevi açıdan daha verimli ve doğaya da hiçbir zarar vermeden elektrik üretmek hem akla hem de mantığa en uygunudur.

Son yerel seçimler sırasında, bizleri umutlandıran projelerin başında yer alan ‘güneş tarlaları‘ projesini, Antalya’nın yeni belediye başkanı Mustafa Akaydın hocamızdan bir an evvel hayata geçirmesini ve birkaç MW’lık bir doğa katili, ilkel HES projelerini durdurmasını talep ediyoruz.

Unutulmamalıdır ki, insan elektriksiz yaşayabilir ama susuz asla!

HES’lerin yıkımından kurtulacak olan yöre halkı, bölgenin tabiatına, toprağına ve iklimine çok uygun olan ekolojik tarım, ekoturizm ve trekking gibi doğa sporlarının potansiyel geliriyle kalkınarak, yerel, kültürel değerlerini, el sanatlarını ve yaşantılarını koruyarak geliştirebilecektir. Geri dönülmeyecek bir şekilde, daha fazla geç kalınmadan derhal bu konuda harekete geçmek gerekmektedir.

Herkesçe kabul görmesi muhtemel tüm bu unsurların ışığında, eğer hala bir harekete geçilmiyorsa, o zaman bu HES yatırımlarının arkasındaki asıl niyetin, gelecekteki muhtemel kuraklık senaryolarının öngörüsü ile, şimdiden tüm su kaynaklarının özel şirketler eliyle kontrol altına alınma çabası olduğu ortaya çıkacaktır ki o zaman, her bireyin en temel ihtiyacı ve doğal hakkı olan suyla ilgili mücadeleler ayrı bir boyut ve mana kazanacak ve ona göre şekillenecektir. Su, yaşam kaynağımız, emanetimiz ve geleceğe olan sorumluluğumuzdur.

Kelimelerin anlatamadığını ve daha fazlasını algılamak için, temiz havasından derin bir nefes, berrak serin suyundan bir yudum, tabiatının görsel ve işitsel ahengine ruhsal bir dokunuş için, Alakır Vadisi’ne bekleriz herkesi… Gelin ve ne uğruna nelerin yok edilmek istendiğine kendi gözlerinizle tanık olun. Yaşam kaynaklarımıza karşı sorumluluk, geleceğimiz adına hepimizindir.

Ayrıca bu doğa katili ilkel HES projeleri, güzel Anadolumuzun özgürce akan tüm nehirlerini, özellikle de cennet bahçesi Doğu Karadenizimizin güzelim tabiatını da tehdit etmektedir. Alakır canlıları tüm eylem ve dualarıyla o bölgedeki tüm canlıların mücadelelerine gönülden destek olmaktadır.

Alakır Vadisinin canlı, cansız tüm varlıkları adına, sevgi, barış ve kardeşlikle…

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz