Katkı Maddeleri Artık Tehlikeli Hale Gelmiştir

0
114

Katkı maddelerini savunanlar “Katkı maddelerinin içinde zararsız hatta faydalı olanlar vardır” diyorlar. Olabilir, ancak bugün katkı maddeleri değişik malzemelerden, değişik teknoloji ve yöntemlerle elde edildiğinden, üretim metotlarının, kimyevi içeriğinin ve kaynaklarının, güvenli, tehlikeli veya şüpheli olup olmadığının belirlenmesi kesinlikle mümkün değildir.

Örneğin karoten (E160), doğal A vitamini kaynağıdır ve doğal bitki pigmentlerinden elde edilir. Betanin (E162) ise kırmızı pancardan elde edilebilir. 30 yıl önce bu şekilde doğal bitkilerden elde edildiği için ikisinin de adı, 30 yıl önceki gibi hala “güvenilir” sınıfında yer alır. Ancak bu süre zarfında yeni metotlar ve teknolojiler kullanılır olmuştur ve bu katkı maddeleri büyük oranda GM bitkilerinden üretilmektedir. Hatta biyosentez veya nanoteknoloji yöntemleriyle de elde edilenler olabilir.

Öyleyse bunlar artık “güvenilir” değildir, “tehlikeli” hale gelmiştir. Demek ki, ürün ambalajlı veya ambalajsız olsun, ambalaj üzerinde içindekiler belirtilsin veya belirtilmesin, üründe kullanılan gerçek katkı maddelerini ve bunların sıfatlarını tespit etmek mümkün değildir. Dolayısıyla, her üründe onlarca çeşit katkı maddesi kullanılır. Bazı katkı maddeleri tek başına zararlı olmasa da karıştırıldığında zararlı olabilir veya birbirinin zararını yükseltebilir (sinerjizm etkileşimi), ya da vücuttaki her türlü madde ile, alınan ilaçlar ve besinlerle, depolarda birikenlerle, üretilen enzimlerle tehlikeli bileşimler oluşturabilir. Ancak en sık kullanılan katkı maddeleri tek başlarına da çok zararlıdır.

Katkı maddelerinin gıdalarda kullanılması, yıkıcı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bunların bazıları şunlardır: Hazım sisteminde bozukluklar, kronik toksik hepatit, böbrek ve böbrek üstü bezi hastalıkları, üreme organlarında bozukluklar, kısırlık, endometriozis, kist, kanser, diyabet, tiroid rahatsızlıkları, havale, hiperaktivite, davranış bozukluğu, otizm, baş dönmesi, baş ağrısı, depresyon, Alzheimer, Parkinson, MS gibi sinirsel ve ruhsal hastalıklar, düşük tansiyon, yüksek tansiyon, titreme, alerjik kaşıntılar, egzama, astım ve aşırı duyarlılık…

Dünyanın çeşitli ülkelerinde katkı maddeleri üzerine yapılan araştırmaların sonuçları dehşet vericidir. Ancak bu ürpertici gerçeklere rağmen, üretici firmaların ve parayı elinde tutanların karşısında, sesini yükseltecek, yorum yapacak veya bir kampanya başlatacak herhangi bir kamuoyu oluşabilmiş değildir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz