Permakültür Etiği

0
137

Etik, yaşamımızı sürdürmekle ilgili ahlaki inanç ve eylemlerdir. Permakültürde üç bölümden oluşan bir etik anlayışını benimseriz: Dünyaya özen göstermek; insana özen göstermek; zaman, para ve malzeme fazlasını bu amaçlar için kullanmak.

Dünyaya özen göstermek demek toprağa, canlı türlerine ve çeşitliliğine, atmosfere, ormanlara, mikro yaşam alanlarına, hayvanlara, sulara, kısacası canlı veya cansız tüm varlıklara özen göstermek demektir. Bu düşünce, zararsız ve iyileştirici faaliyetleri, aktif koruyuculuğu, kaynakların tutumlu bir şekilde kullanılmasını ve “geçimini doğru bir şekilde sağlamayı” (yararlı ve verimli sistemler için çalışmayı) içerir.

Dünyaya özen göstermek aynı zamanda insana özen göstermektir, böylece gıda, barınma, eğitim, tatmin edici bir iş ve keyifli insan ilişkilerine olan ihtiyaç da giderilmiş olur. İnsana özen göstermek, biz insanlar dünyadaki canlıların küçük bir kısmını oluştursak da, bütün canlılar üzerinde belirleyici etkilere sahip olduğumuz için önemlidir. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilirsek, dünyaya zarar veren yıkıcı eylemlerde bulunmamıza da gerek kalmaz.

Zaman, para ve enerji fazlasını dünyaya ve insanlara özen gösterme amacını gerçekleştirmek için kullanmak “dünyaya özen göstermek” etiğinin üçüncü bileşenidir. Temel gereksinimlerimizi karşıladıktan, sistemlerimizi becerilerimiz doğrultusunda en iyi şekilde tasarladıktan sonra diğer insanların da bu hedefi gerçekleştirebilmesi için etkimizi ve enerjimizi ortaya koyabiliriz.

Permakültür sisteminin ayrıca her canlının kendi içsel değerini teslim eden temel bir yaşam etiği de vardır. Bir ağaç, bizim için hiçbir ticari değeri olmasa da kendine içkin değeri olan bir şeydir. Önemli olan canlı ve faal olmasıdır. Doğada kendi payına düşeni yapmaktadır. Biyokütleyi geri dönüştürmekte, bölgesel olarak oksijen ve karbondioksit üretmekte, küçük hayvanları barındırmakta ve toprak üretmektedir.

Bu yüzden permakültür etiği çevresel, topluluksal, ekonomik ve toplumsal sistemlerin bütün özelliklerini kapsar. Tercih etmemiz gereken şey rekabet değil, işbirliğidir. Dünyaya özen gösterme etiğini kendi yaşamımızda uygulayabileceğimiz yollar şunlardır:

  • Eylemlerinizin uzun vadeli sonuçlarını göz önünde bulundurun. Planlarınızı sürdürülebilirliği sağlayacak şekilde yapın.
  • Arazinizde mümkünse yerel ya da faydalı olduğu bilinen doğal türleri kullanın. Bölgeyi istila etme ihtimali olan türlerin düşüncesizce kullanılması, yaşadığınız alandaki doğal dengeleri bozabilir.
  • Mümkün olan en küçük toprak parçasını işleyin. Büyük ölçekli, enerji tüketen kapsamlı sistemler yerine küçük ölçekli, enerjiyi tutumlu kullanan, yoğunlaştırılmış sistemler planlayın.
  • Çok yönlü ve (monokültürel değil) polikültürel olun. Bu hem istikrar getirir hem de çevresel ya da sosyal değişikliklere hazır olmanızı sağlar.
  • Toplam ürün getirisini artırın. Sistemin tek ve çok yıllık bitkiler, tahıllar, ağaçlar ve hayvanlardan sağlanan toplam getirisine bakın. Enerji tasarrufunu bir getiri olarak görün.
  • Enerjiyi saklamak ve dönüştürmek için düşük enerjili çevresel (güneş, rüzgar, su) ve biyolojik (bitki, hayvan) sistemleri kullanın.
  • Sürdürülebilir toplumlarda daima var olmuş gıda yetiştiriciliğini şehirlerde yeniden başlatın.
  • İnsanları kendine yeterlik konusunda destekleyin ve topluluk sorumluluğunu teşvik edin.
  • Yeniden ağaçlandırma yaparak toprağa verimliliğini geri kazandırın.
  • Her şeyi optimum seviyede kullanın ve tüm atıkları geri dönüştürün.
  • Sorunları değil, çözümleri görün.
  • İşe yarayacak yerde çalışın (ağacı yaşayacağı yere dikin; öğrenmek isteyen insanlara yardımcı olun).

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz