Ruhsal Bir Diyet: Satvik Diyeti

0
1710

Bireysel ruhu evrenin ruhuyla birleştirmeyi amaçlayan yoga, kadim zamanların bilge kişileri tarafından uygulanmaya başladı ve zamanımıza kadar popülerliğini korudu. Bu kadim bilgi, yoganın yararlarını arttırmanın satvik diyet ile bütünsel bir hayat tarzı sürdürmeye bağlı olduğunu da açıkça ifade ediyor. Bu çerçevede, beslenmenin yoganın tamamlayıcı bir öğesi olduğu bilinmekte.

Eski Hint metinleri yiyecekleri ruh ve beden üzerinde yarattıkları etkilere göre üçe ayırmışlardır. Kadim Hint tıp öğretisi Ayurveda’ya göre, besinlerin niteliği şöyle tanımlanmıştır: satvik (ruhsal), rajasic (fiili) ve tamasic (maddi) özellikler. Ayurveda, yediğimiz tüm yiyeceklerin zihnimizi ve ruhsal halimizi etkilediğini belirtir. Ayurveda doktoru ve eğitimci Dr. Abhilash Haridas, satvik beslenmenin insanı zenginleştirici ve gelişkin bir ruh haline taşıyıcı özelliğinden bahsediyor. Haridas, rajasic yiyeceklerin insanı materyalist ve bencil yaptığını, tamasic yiyeceklerin ise ne bedene ne de zihne bir yararı bulunmadığını söylüyor. “Tamasic yiyecekler, yaşam enerjimizin azalmasına, akıl yürütmenin puslanmasına ve insanın içindeki iyi olmayan özelliklerin öne çıkmasına neden olurlar.”

Satvik yiyecekler, doğanın bizlere sunduğu en saf gıdalardır; insanın sağlığını, beden ve zihinsel gelişmesini sağlarlar. Satvik gıdalar, vücudu güçlendirirken zihnimizi temizler ve zekanın gelişmesine neden olurlar. Vücutta dengeli enerji akışının yanında, bağışıklık sisteminin gelişmesini ve dinamik uyumlu bir bedenin yaratılmasını sağlar.

Ayurveda, insanları yaradılış tabiatlarına (doşa) göre üç sınıfa ayırır: pitta (ateş), vata (hava) ve kapha (su). Her insan, bu üç doşaya sahip olmasına rağmen bunlardan biri egemen durumundadır. Ayurveda, beslenmenin o insanın doşasına uygun olması gerektiğine inanır. İnsan, kendi tabiatına uymayan yiyeceklerden kaçınmalıdır. Satvik bir yiyecek olan süt, pitta doşalara uygun olmasına rağmen, kaphalar için kaçınılması gereken bir besindir. Kaphalar süt içmeleri gerektiğinde bunun olumsuz etkisini safran veya tarçın ile azaltabilirler. Yoğurt, kapha doşayı yükselten bir gıdadır, kaphaların özellikle geceleri yoğurt yemekten kaçınmaları tavsiye edilir.

Ayurvedik diyet, mevsimlere göre de farklılık arz eder. Serinletici yiyecekler özellikle pittanın yükseldiği yaz mevsiminde, sıcak tutucu yiyecekler ise vata ve kaphanın yükseldiği kış aylarında tercih edilir. Satvik yiyecekler arasında tam özlü buğday, çavdar, yulaf gibi tahıllar, her türlü kuruyemiş, taze meyve ve sebzeler, taze meyve suları, taze peynir, kesilmiş süt suyu, yoğurt, tereyağı, bal ve filizli bitkiler sayılabilir. Ceviz, fıstık, fındık gibi kuru yemişler özellikle yararlı bulunur. Satvik yiyeceklerin uygun oranlarda alınmasıyla her insan kendi beslenmesini dengeli olarak yapabilir. Günlük protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineraller gerektiği kadarıyla alınır.

Çok fazla ekşi, kuru, tuzlu ve acı yiyecekler rajasic özellikleri nedeniyle ruh ve bedeni gerektiğinden daha fazla uyarırlar. Bunlar arasında özellikle bahsedilecekler sarımsak, kafeinli içecekler ve çikolatadır. Tamasic gruba giren mayalı gıdalar, et, sirke, bayat yiyecekler veya aşırı olgun meyveler, insanın materyalist, bencil veya saldırgan yanlarını teşvik ederler. Dolayısıyla bunların tüketiminde aşırılığa gidilmemesinde yarar bulunmaktadır.

Ayurveda, yemekte aşırılığa kaçılmamasını, mutlu ortamlarda yemek yenilmesini ve şükran duygusu içinde olunmasını tavsiye eder. İnsan yemeğini yavaş yemeli ve iyi çiğnemelidir. Hızlı yenilen bir yemek, insandaki rajasic özellikleri öne çıkarır.

Satvik diyetteki yiyeceklerin tazeliği çok önemlidir. Yiyecekler organik şartlarda yetiştirilmeli, konserve ve hazır yiyeceklerden (koruyucular, tatlandırıcılar, gıda boyaları gibi nedenlerle) kaçınılmalıdır. Yiyecekler aşırı pişirilmemeli ve taze tüketilmelidir. Bekleme, yiyeceklerin değerlerinin azalmasına yol açar. Yemek yapan kişi, yemekleri iyi bir ruh haletiyle hazırlamalı ve aceleye getirmemelidir. Yiyeceklerin kendi tatları mümkün olduğunca muhafaza edilmeli; tuz ve baharat kullanımında aşırıya kaçılmamalıdır. Kimyon ve zerdeçal gibi sert olmayan (mutedil) baharatların kullanımına özen gösterilmeli; aşırı sarımsak ve acı biber kullanımından vazgeçilmelidir.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here