21. Yüzyılın Temel Becerisi: Empati

0
231

Okullar açılıyor. Ancak benim en önemli okul malzemem sırt çantama sığmıyor ve internetten sipariş edilemiyor. Bu araç bir kalem kadar gerekli, fakat kalemden farklı olarak hiçbir teknoloji onun yerini alamıyor. Bir anlamda, yeni ve rengarenk bir kutu pastel boya gibi. En son teknoloji kullanılmış araç gereçlere göre avantajı, her öğrenciyi bununla donatmanın mümkün olması ve daha da iyisi bunu yaptığımız zaman dünyamızı değiştirebilecek olması.

Aslında bu araç, bütün yaz üzerinde çalıştığım bir “kas” ve adı “empati”.

Empatinin Önemi Nedir?

Empati kendinizi başkasının yerine koymak ile başlar. Bu sizden farklı bakış açılarını anlamak için önemli bir adımdır. Bu, sadece yapılması hoş bir şey değil, aynı zamanda gerekli ve etkin bir beceridir. Farklılıkları kabullenmenin, ilişki kurmanın, küresel bir bakış açısı kazanmanın, daha zengin, daha derin çözümleme yapabilmenin ve daha etkin iletişim kurabilmenin temelini oluşturur. Bu bir 21. yüzyıl becerisidir. Ve aynen bir kas gibi empati de bol çalışma ile güçlenir. Her yaştan çocuk tarafından geliştirilebilir özelliktedir. Sadece bir şeye destek olmaya değil, aynı zamanda bir şeye karşı koymaya da yarayan bir kastır.

Empatiyi iyi işleyen düzeni olan bir sınıf içinde düşünecek olursak; fiziksel durum, sosyal-duygusal öğrenme ortamının sağlığı için bir metafor olarak görülebilir: Sınıf dışarıdan bakıldığında iyi durumda görünebilir. Standart testlerde, verileri ezberlemede iyi durumdadır, ancak sınıfın içsel ortamı zayıf durumda olabilir. Zayıflık bu durumda, çocukların 21. yüzyıl eğitimini ve küresel yeterliliklerini oluşturan incelikli araçlardan yoksun olması şeklinde ortaya çıkabilir. Olmayan empati, olmayan samimi nezaket ve olmayan bütünlük… Sınıfı geçmeyi sağlayan sınav sonuçları, toplumları ve hastalıklı dünyamızı değiştirmek için ne kadar faydalı?

Konunun bundan ötesi de var. Empatik ortam aynı zamanda daha zeki bir ortamdır. Berkeley Üniversitesi’nde Greater Good Science Center’da eğitim direktörü olan Vicki Zakrzewski’ye göre “Bilimsel araştırmalar, sosyal-duygusal öğrenme ile bilişsel gelişim ve performans arasında çok güçlü bir ilişki olduğunu göstermeye başladı. 18 aydan küçük çocuklar şefkat, empati ve fedakarlık gibi davranışlar gösterirler. Yani bu özellikler bizim bir parçamızdır aslında. Fakat aynı zamanda bu becerilerin geliştirilmesi gerekiyor, çünkü içinde bulundukları çevre gelişimlerini durdurabiliyor”. Başka bir deyişle empati, tıpkı fiziksel bir kas gibi, mevcuttur ancak dışarıdan gözükebilmesi için üzerinde çalışılması gerekir.

Empati Kasını Geliştirmek İçin Özel Bir Egzersiz Programı

Okula geri dönüş, okul veya sınıfınızda empatinin aktif gelişimini önceliklendirmek için ideal bir zaman sunar.

Empatiyi geliştirmek için harika bir başlangıç yapmak istiyorsanız, kar amacı gütmeyen ve kendini dünyada sosyal inovasyonu geliştirmeye adamış bir organizasyon olan Ashoka‘yı takip edebilirsiniz. “Start Empathy”– Empatiye Başla isimli girişimleri, çeşitli araştırmalar, vaka çalışmaları ve konuyla ilgili ilham verici hikayeler paylaşıyor. Changemaker Schools – Değişim Yaratan Okullar adı altında ilköğretim düzeyinde empatik, teşvik edici ortamları oluşturmak için bir sosyal ağ oluşturuyorlar.

Organizasyon her yaşa uygun olarak empatiye yolculuk için bir yol haritası hazırladı. Siz de bu planı, empati kasını geliştirmek için 3 adımdan oluşan anlamlı bir egzersiz programı olarak düşünebilirsiniz.

1.      Adım: Hazırlık Yap

Empatinin gelişebileceği koşulları yaratın.

  • Güvenli Bir Alan Oluşturun: Güven odaklı bir ortam, empatinin dışarı çıkması için esastır.
  • Örnekler Verin: Empatinin ilişkilerinizde neye benzediğini düşünün ve bunu örneklendirin.
  • Duygusal Beceri Geliştirin: Kendi duygularınızı anlayın ve yönetin. Böylece başkalarında da bu duyguları tanımlayabilir ve yorumlayabilirsiniz.

2.      Adım: Hisset

Kendi kişiliğinize ve ilgi alanlarınıza uygun hareketlerde bulunun. Bu konuda sabit bir ders yok ancak birkaç faaliyet önerisi sunabilirim:

  • Grup Oyunu: Empati, hayal gücünün sınırsız olduğu, kendi çatışmalarını çözmeyi öğrendiği ve kendi kurallarını uyguladığı oyun alanında başlar.
  • Hikaye Anlatıcılığı: Hikayeler önyargılarımıza meydan okurlar. Kendimizi bizim deneyimlerimizden farklı deneyimler yaşayan insanların yerine koymamızı sağlarlar.
  • İçine Girme: Başkalarının tecrübelerinin içine girerek etiketlerin ve klişelerin ötesine bakmayı öğreniriz. Böylece yansıtmadan derin anlayışa geçiş sağlanır.
  • Problem Çözme: İşbirliği, ortak zorluklar ve zaferler sayesinde empati kurulmasını sağlar.

3.      Adım: Düşün ve Harekete Geç

Eylem ve düşünce, çemberi tamamlar ve “sınavlara hazırlık için öğretmek” ile bilgiyi içselleştirmek ve eğitim ile fark yaratmak arasında hayati bir ayrım oluşturur.

  • Ortak Değerleri ve Farklılıkları Belirleyin: “Empatiye Başla” yol haritasının anlattığı gibi, “Empati, diğer insanlarda da var olan ve onlarla paylaşılan insanlığı tanımaktır. Ama aynı zamanda farklılıkları adlandırmak ve onları takdir etmektir. Ancak bu şekilde, ‘yansıtma’dan – başkasının yerinde olsak ne yapardık diye hayal etmekten, ‘empati’ye – diğerinin kararlarını anlamaya ve onlara saygı duymaya geçiş yapabiliriz.”
  • Cesaret Aşılamak: Doğru davranışları övmenin ötesine geçin. Proaktif bir şekilde engel oluşturan güçlere karşı durun. Tam burada sadece destek olmak değil, karşı koymak devreye girer.
  • Eyleme Olanak Tanıyın: Son olarak çocukların empatiyi eyleme dökebilecekleri fırsatlar yaratın ve başkalarının yararına olmasına niyet edilen sosyal davranışlar uygulaması yapın.

Bu planı, sınıfınızda, okul yönetiminizde, kantininizde uygulayın. Ailelerle paylaşın. Web sitesinden paylaşın. Empatiyi ne kadar çok destekler ve eyleme dökerseniz, onu güçlü ve bilinçli bir şekilde uygulanan bir sınıf ya da okul kültürüne o kadar kolay dönüştürürsünüz.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here