Akışla Beraber Hareket Etmenin Anlamı

0
135

[quote ]Kişinin yeri, mutlu yaşayabildiği yerdir (Kauthilya)[/quote]                

Yeteneklerinizi ve armağanlarınızı yadsımak, sadece gücünüzü ve sevincinizi sınırlamakla kalmaz, sizi yaşamak için doğduğunuz hayata götürecek olan itici ve yol gösterici gücü çalar. Doğanızı izlemek, sizi Tao’nun akışına dahil eder. Lao Tzu’nun söylediği gibi, “Tao’nun ilkesi kendiliğindenliktir.” Her gün yaptığınız işte kendi doğanızı baskılıyorsanız, yaşamın herhangi bir alanında kendiliğinden olmayı bekleyemezsiniz. Kendi doğanızı yadsımak, duyularınızı köreltir ve öldürür, özünüzün sezgisel zekasını söndürür. Kendinizi ağır hissetmenize ve kendinizden kuşkulanmanıza neden olur.

Öte yandan en derindeki doğanızı dıştaki dünyaya ifade etmekle, kaderinizi yerine getirmeniz için gerek duyacağınız insanları, koşulları ve kaynakları kendinize çekersiniz. Geleneksel bakış açısına göre büyülü görünen ama aslında, yalnızca varoluşumuzun doğal hali olan bir deneyim alanına girersiniz. Kendiliğindenlik, yaratıcı çalışma ve ilişkilerde eş zamanlılık günlük sıradan işler haline gelir. Doğru zamanda doğru yerde olursunuz. Bu bilinçli olarak yaptığınız bir şey değildir; sadece doğanızın Tao’nun akışı ile birlikte hareket etmesine izin vermektir.

Güvenlik umudu ve yanılsaması tarafından ayartılarak, kendiliğinden olan doğamızdan uzaklaşırız. Doğanın yolu, yaratıcı güvensizliği kucaklamak, sürekli ve kendiliğinden değişime etkin bir şekilde karşılık vermektir. Kendi doğanızı izleyerek, doğal olarak uygun olduğunuz işi yaparak kaderinizin akışına katılırsınız. Basitçe onunla birlikte akarsınız. Doğanızı izlemek yerine, ailenizi mutlu etmek, daha çok para kazanmak veya sosyal olarak kabul görmek için mesleğinizi seçmişseniz kaderiniz sizden kaçacaktır. İnsanlar meslek seçimi yaparken doğal yeteneklerini gözden kaçırırlar, sonra da bu dünyada ne yapacaklarını bilememekten şikayet ederler. Kendilerini doğrudan ilgilendirmeyen konular sayesinde asıl amaçlarından saparlar.

Örneğin, mesleki danışman olarak çalıştığım sıralarda, görünüşte çok başarılı olan pek çok adam, “kadınları tavlamak için” doktor, avukat, yönetici veya diğer kazanç getiren meslekleri seçtiklerini söylemişlerdir. Ne yazık ki, kendilerine uygun olmayan ve zevk almadıkları işlerde, kendilerini tuzağa düşmüş bulurlar. Para kazanma kapasitelerine dayanarak eşlerini “kazanmış” olduklarından, onları kaybetmekten korkarlar ve işten uzaklaşarak kendilerini keşfetmek için zaman ayıramazlar veya daha kazançlı alanlara geçemezler. Ne işte ne de evde kendileri gibi olamadıklarını hissederler ve kendilerini, aslında olmadıkları biri gibi göstererek bütün yaşamlarını geçirirler. Orta yaşlara geldiklerinde genellikle hayal kırıklığına uğramış ve küskündürler. Bu durum, gizli amaçlar tarafından yönlendirilmeye izin vermenin tehlikesini gösteriyor. İşinizi işin kendisi için seçin. Ne kadar uygun görünürse görünsün bir başka neden, sonunda tehlikelerle dolu olabilir. Taocuların dediği gibi, “Akıllılar sonunda kurnazlıkla kendilerini yenerler.” Sade olmak ve kendi yüreğinizin yolunu izlemek daha iyidir.

Tabii ki bu, bireyin zararına olabilir; ancak, insanlar kendi doğalarını izlemediklerinde toplum olarak biz ne kadar zarar ediyoruz? Bir insan Te’sini kaybettiğinde hepimiz bundan zarar görmüyor muyuz? İnsanların çoğunluğu yolunu kaybettiğinde bunun sosyal olarak bedeli nedir? Yalnızca kendimize değil topluma karşı da, kendi eşsiz yeteneklerimizi geliştirip ifade etme sorumluluğumuz var.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz