Çalışmak Ruh Sağlığı İçin Zorunludur

0
379

İnsanın çalışması, üretmesi bütün doğal içgüdü ve dürtülerin doyumu, toplumsal güdülerin yarattığı gereksinimlerin giderilmesi için gerekli, hatta zorunludur.

Çalışma alışkanlığı, başka bir deyimle, tutkusu çocukluk çağında başlar. Bu tutkunun kazanılması için, evde ailenin, okulda öğretmenin, işyerinde ustanın, bunların dışındaki çevrelerde bulunan kişilerin çocuğa ve gence iyi örnek olması gereklidir. Böylece çocuk kişiliğinin gelişmesi için gerekli olan özdeşleşmeyi yaparken, çalışmayı da bir yaşam biçimi olarak benimsemiş olur.

Yaşam boyu insanların istediğini elde etmesi, düşündüğünü yapması, tasarladığını gerçekleştirmesi ancak çalışarak olur. Çalışmak hem yaşamın sürdürülmesi, hem de kişiliğin gelişmesi için vazgeçilmez bir gereksinimdir. İnsan çalışıp yarattıkça, yarattığı ürünleri gördükçe kendisine güvenir. Yaptıklarıyla saygınlık kazandıkça, kendisini gerçekleştirmek olanağını bulur. Üretim sürecine etkin bir biçimde katılan insan, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olduğunu, kendisine gereksinme duyulduğunu hisseder. Toplumla bütünleşen kişi, birlik ve beraberlik duygusunu daha iyi algılar.

Çalışmak, üretmek çağdaş insanın temel davranışıdır. Ruh sağlığının sürdürülmesinde önemli kaynaklardan biridir. Çalışmayan insanda ruhsal denge ve düzen bozulur. Ruhsal dengesi bozulmuş olan birçok insan için çalışmak en iyi tedavi yoludur. Çalışan ve başarılı olan insan, ruhsal bakımdan kendisini sağlıklı görür. Geçmiş çatışmaların bıraktığı üzüntülerden, günlük sorunların yarattığı kaygılardan, yaşam savaşının verdiği sıkıntılardan uzak kalabilir. Çalışan insan sürekli olarak kendisini geliştirmek, değiştirmek ve yenilemek olanağını bulur. Değişik nesneler ve kişilerle bağlantı kurar. Böylece yaşama daha sağlam biçimde bağlanır. Doğayı, evreni, insanları daha çok benimser, içine sindirir. Çevresinde bulunan canlı cansız bütün yaratıklarla kendisi arasında duygusal bağlar kurabilir. Her şeyin duygularında ve düşüncelerinde bir yeri, rolü ve değeri olur. İnsanın benimsediği her yeni bağlantı, kişiliği olgunlaştıran önemli bir katkıdır.

Çalışmadan akıp giden zaman bireysel ve toplumsal bütün kötülüklerin kaynağıdır. Çalışmayan insanın kendi kişiliğine ve çevreye saygısı azalır. Başarısı ve yaratıcılığı düşer. Kendisini gerçekleştirme olanağı kaybolur. Üretim sürecine etkin ya da edilgen biçimde katılmayan kişi, kendini toplumdan soyutlanmış hissederek yalnızlık ve yabancılaşma duygusuna kapılır. Kaygı ve gerilimler başlar. Ruhsal dengesizlik ve bocalamalar ortaya çıkar. Davranış ve uyum bozuklukları, kötü alışkanlıklar, bağımlılıklar ve tutsaklıklar görülür.

Bu yazılar da ilginizi çekebilir


CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here