Şeker Hastaları Nasıl Bir Diyet İzlemeli?

0
231

Binlerce yıl önce Hintli doktorlar, şeker hastalığının “çok yiyen ve şişman” kişiler arasında görüldüğünü belirtmişlerdi. Günümüzde bazı ülkelerde nüfusun hemen hemen yarısında görülen bu hastalık, diğer bazı toplumlarda bilinmemektedir. Genellikle zengin ülkelerde diyabetli sayısı sürekli yükselmekte, halkın ağır işlerde çalıştığı ve yalnızca gereksinimi karşılayacak kadar yedikleri ülkelerde ise bu sayı düşük bulunmaktadır. I. ve II. Dünya Savaşları sırasında gıda kısıntısı olduğundan Avrupa’da diyabetin yol açtığı ölümler çok azalmıştır.

Bu nedenle, daha önceleri doktorlar şeker hastalarına yiyeceklerini kısmalarını ve çok düşük karbonhidratlı diyetle beslenmelerini öneriyorlardı. 18. yüzyılda karbonhidratın diyabetliler için zehir olduğuna inanılıyordu. 20. yüzyılda ise diyabetin ender görüldüğü toplumların diyetini inceleyen uzmanlar, bu insanların daha çok bitkisel gıdalar tükettiğine dikkat etmiştir. Örneğin, bir araştırmada Batı Afrika’nın iki köyünde yaklaşık 1400kişinin kan şekerine bakılmış ve hiçbirinde şeker hastalığı bulunamamıştır. Ayrıca, bu köylerde hiç kimsede şişmanlık da görülmemiştir. Köylülerin diyetleri incelendiği zaman, kalorinin %80’inin karbonhidrattan, %10’unun yağdan, %10’unun da proteinden geldiği belirlenmiştir.

Şeker hastalarının lif içeriği yüksek kompleks karbonhidratlı gıdalar yemeleri önemlidir. Çünkü çözünür lif, hem kan şekerinin yükselmesini önlemekte, hem de kolesterol düzeyini kontrol altında tutabilmektedir. Yulaf, kuru baklagiller, meyve ve sebzelerde bulunan bu lif, bağırsaklarda jölemsi bir duruma gelerek besinlerin kana geçmesini yavaşlatır. Çözünür lif ve nişasta içeren bir diyetin insülin duyarlılığını artırdığı ve şekeri daha iyi kontrol ettiği gösterilmiştir.

Özellikle Tip II Diyabette sorun insülinin salgılanmaması değil, hücrelerin insüline duyarlılığının az olmasıdır. Yüksek lifli ve karbonhidratlı diyetler hücreleri insüline daha duyarlı yapmaktadır. Böylece kandaki insülin kullanılarak şekerin hücreler içine girmesi sağlanmaktadır. Çözünür lif, şekerin kana geçmesini yavaşlatıp hücreleri insüline duyarlı duruma getirerek diyabetli hastaların şeker düzeyini kontrol altında tutmalarına yardımcı olmaktadır. Çözünür lifin kan şekerinin ani düşmesini (hipoglisemi) de önlediği gösterilmiştir.

Şeker hastaları için düşük yağlı diyet de önemlidir. Çünkü bu kişilerde damar tıkanması riski yüksektir. Hastaların çoğu şişman olduğundan düşük yağlı diyet, kilo vermelerine de yardımcı olacaktır. Ayrıca, diyetteki yağın kan şekerini yükseltmekte doğrudan etkisi olabilir.

Son yıllarda, bilim adamları şeker hastalarının kullanabileceği, vücudun diyetteki çeşitli karbonhidrat kaynaklarına kan şekerindeki yükselmeyle verdiği tepkiye dayanan bir indeks geliştirmişlerdir. Buna glisemik indeks adı verilmektedir. Bir gıdanın glisemik indeksi (kan şekerini yükseltme özelliği) o gıdanın içeriğindeki diyet lifi miktarı, toplam yağ miktarı ve sindirilme hızı göz önünde bulundurularak hesaplanır. Şeker hastalarının mümkün olduğu kadar glisemik indeksi düşük gıdalardan yemeye çalışması kan şekerini kontrol altında tutmaya yardımcı olacaktır.

Bazı gıdaların glisemik indeksleri:

Gıda adı Glisemik indeks
Beyaz (kepeksiz) ekmek 100
Kepekli ekmek ve tahıl ürünleri 90
Pirinç, patates 80
Muz, mısır gevreği 70
Portakal, kuru fasulye, makarna 60
Yoğurt, elma 50
Yağsız süt, şeftali 40

Özetle:

  • Tip I şeker hastaları için insülin enjeksiyonlarıyla birlikte (son yıllarda insülin hapları üzerinde çalışılmaktadır) az yağlı, bol lifli ve kompleks karbonhidratlı (şekerin çok az olduğu) dengeli bir diyet,
  • Tip II hastaları için de şişmanlarsa kilo vermek için düşük kalorili, az yağlı, yüksek lif ve kompleks karbonhidrat içerikli dengeli bir diyet,
  • Ayrıca, her iki tip için de yeterli vitamin, mineral ve protein alımı ve düzenli egzersiz bu tehlikeli hastalığın korkutucu sonuçlarından koruyabilir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz