Kaçınılmaz Gerçek: “Ölüm”

0
286

İnsanoğlu için yaşamda her şey değişebilir. Evlenebilirsiniz veya bekar kalırsınız, anne baba olabilirsiniz veya olamazsınız, dininizi değiştirebilirsiniz, yaşadığınız şehri ya da ülkeyi değiştirebilirsiniz, hatta komple estetik ameliyat olup şeklinizi şemalinizi bile değiştirebilirsiniz. İnsanoğlu sadece iki gerçeği değiştiremez: “DOĞUM ve ÖLÜM”. Varız, çünkü doğduk. Maddesel olarak yok olacağız, çünkü öleceğiz. Çoğu insanda şiddetli bir ölüm korkusu var. Bu, aslında bilgiyle aşılabilecek bir korku. Sonrasında ne olabileceğini bilemediğimiz her türlü olaydan doğal olarak korkarız.

Ölüm aslında ruhun bu boyuttaki deneyimini tamamlaması, bedenin çekim alanından kurtulması ve doğumla ölüm arasında geçen süreçte topladığı negatif ve pozitif enerjilerin dökümünün yapılması için gerekli kaçınılmaz bir gerçektir. Eğer yaşamınızda üstbilinç düzeylerine geçebildiyseniz, diğer canlılara ve insanlara barışçıl, iyi ve paylaşımcı yaklaştıysanız, doğru spiritüel tekniklerle ve dini ritüellerle negatif enerjinizi temizleyip ruhsal boyutunuza pozitif enerji yükleyebildiyseniz, ölümden niye korkasınız ki? O zaman Mevlana’nın dediği gibi, ölüm günü düğün bayram günüdür. Ölüm günü sevgiliye kavuşma günüdür. Ancak burada çok önemli bir nokta var: ne yaşarsak yaşayalım asla intihar etme veya kendi irademizle yaşamımızı sonlandırma yetkimiz yok. Bu Yaradan’ın bize verdiği ve uygun gördüğü kader yazılım programını tamamlamadan bitirmek veya deneyimlerden kaçmaktır. Hatta Yaradan’ın kusursuz olarak tasarladığı kozmik planı beğenmemektir. Bazı kişiler yaşamın bazı anlarında gerçekten de dayanması ve kaldırması çok zor deneyimlere maruz kalabilirler.

Aslında bu kişiler, şanssız olmayıp bu sert sınavda gösterecekleri performansa göre çok yüksek katsayıda bir pozitif enerji toplama şansına sahip olabilirler. Zor sınavların geçildiği takdirde ödülü de büyük olur. Bilinç düzeyi yükseldikçe acı azalır ve sert enerji dalgaları ve deneyimleriyle büyük sıçramaları gerçekleştirebiliriz. Ölüm gerçeğinden asla kaçınamayız. Ama o ana hazırlanabiliriz. İnsanların dış güzellik, uzun yaşama, anti-aging gibi uygulamalara ilgi duyması ve bedensel olarak daha uzun yaşamaya çalışması güzel bir şeydir. Ama ruhun kırışıklıklardan kurtulması, vitaminlenip dopinglenmesi ve bakımı bundan daha önemlidir.

YORUM YAP

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz